Kastro Tireli Karkaia 2013

Kastro Tireli Karkaia

Üretim yılı 2013

Alkol %14,9

Üzüm: Cabernet Sauvignon Merlot Cabernet Franc ve Petit Verdot

Opak yakut renginde, kadehte kenar çizgide henüz oluşmaya başlayan koyu kiremit ton izleniyor. Kadehi çevirip ışığa tuttuğumda gördüğüm bacak ve göz yaşlarının belirginliği % 14,9 luk alkolü bana açıklıyor. Bu alkolü dengeleyecek bir asidite ve tanen yapısı alamazsam diye endişe etmiyor değilim. İlk burunda yoğun alkol dikkat çekse de peşi sıra gelen benzer yoğunlukta kırmızı meyveler beni memnun ediyor. Orta üst bir asidite hissediyorum. İlk fark ettiğim koku kırmızı şaraplarda sürpriz olmayan vişne ve kızılcık. Peşi sıra meşe ile entegrasyonun başladığını gösteren vanilya ve krema notaları geliyor. Deri ve petrolden gelen organik bir koku dikkatimi çekmiyor değil. Bu şarap için kullanılan üzümlerin her biri ayrı ayrı olarak on beş ay meçe fıçıda dinleniyor. Sonra üç ay bir arada fıçıda tekrar harman oluyorlar. Bu sürenin sonunda Şişeleme için başka bir ortama pompalama olmadan aktarılıp çok yoğun filtrasyon uygulanmadan da şişelere alınıyorlar. Şişedeki ilk beş günlerini dik olarak geçirdikten sonra yatık olarak on ile on iki ay arasında şişede bekliyor ve sonra satışa sunuluyorlar. Cabernet Franc bilindiği üzere yoğun tanenli ve önologları ürkütecek kadar zaman zaman taze ve baskın kalabilen kalın kabuklu bir üzüm. Bu kupajda tanen ve dirilik olarak karşımıza çıkmakla birlikte yoğun bir burukluk hissedilmiyor. Yeşil biber ve karabiber notalarını kırmızı meyvelere yediren bu bekleme süresi olmalı. Karkaia da bu kupaj dört üzümün güzel bir Bordeaux örneğini sunmuş. İkinci burunda alkol biraz daha geri plana çekilip yerini meyve, hafif karamel, vanilya deri aromalarına bırakıyor. Diri ve canlı. Damakta tatlar yuvarlanmaya başladı ancak alkol ve tanen canlılığı başa baş bir şekilde mücadeleye devam ediyor. Petit Verdotdan gelen ıslaklık olmasa muhtemelen damağı kurutacak kadar gövdeli ve yoğunlukta. Orta üst düzeyde kurulu alkol asit tanen dengesi orta üst bir bitiş sağlıyor. Bitişte baharat notları ve meşe baskın olarak kalmaya devam ediyor. Bu haliyle şişeden çıkmadan iki yıl daha gelişme potansiyeline sahip. Adet olduğu üzere tatları ezemeyeceği şekilde baharat ve aroma yoğunluğu olan yemeklerle eşleştirilmesi mümkün. Ancak güzel bir yemek şarap akşamının sonrasında yalnızca sohbete eşlik edecek kadar da şık ve tadım güzelliği mevcut. Bu tadımın şişelendikten dört yıl sonra yapıldığı ve üretilen bağların henüz sekiz yaşında olduğu dikkate alınırsa Türk şarapçılığının neden dünyanın dikkatini çekmekte olduğunu anlamak mümkün. Şu anki haliyle bile 87 puanı çok rahat alacak kalite ve şıklıkta. Fiyat kazanç oranı göz önüne alındığında sipariş vermekte gecikilmemesi gerekecek kadar da adil.  İmkanı olanların diye söze başlandığında artı yüz TL göz önüne gelmekte. Bu şarap artı elli fiyatı ile gönüllerde ve aklın bir kenarında hatta varsa evdeki kavlarımızda kalmayı hak ediyor.

by Ahmet Nacar